bazen öyle hızlı geçiyor ki zaman , gerçek miydi diye idrak etmeye nefes aralığı kalmadan, başka bir olay , başka bir sorun , başka bir aktivite, bazen başka bir aşk, bazen başka bir iş vs….


bunun en sorun hali de ;kimse kendini dinlediği zamanlar yaşamıyor , yaşadıkları sorunları idrak etmeden yeni bir soruna atlıyorlar, en başta sorun değil kurtuluş olarak görüyorlar,sonra tüm bunlar üst üste binince aslında insanın kendi cehennemini kendisinin yarattığını anlıyorlar  ……


belki de bu kaos dönemlerden çıkış sebebimiz olabilir…

birileri bir yerde patlama yaşayacak, ve hız düşecek kim bilir …

tüm bu yazıdaki dertlenmem kendi adıma değil, emin olabilirsiniz , o kadar çok vaktim oluyor ki yolculuk ederken kendimi tahlil etmeye etrafımda akan hızı teşhis etmeye , galiba sırf bu sebepten bile işimi çok seviyorum….


seyahat etmezsem akşam sahile atıyorum kendimi kulağıma müziğimi yerleştirip, o hızın dışına çıktığımı düşünüyorum….


ama bazen benim de zayıflıklarım oluyor bugün attığım twit üzerine bu yazıyı yazdım ; 


”Gerçek olmadığını düşündüğüm zamanların, beynimdeki anı klasörümde ne işi var o zaman …”


tüm kendimle kalışlarıma rağmen bazen insan bir an yaşıyor ve gerçekliğini bile teşhis edemeden yok oluyor o an ….

işte o zaman kendini dinlemeyen hız insanlarına kızıyorum , neden kendi iç hızınıza beni kurban ediyorsunuz ki ?….

iç konuşma gibi 🙂


xsakin kalın ,sindirin ,  yaşayın ….